<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Göbegini Kasiyan Adam</title>
	<atom:link href="http://www.gobeginikasiyanadam.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gobeginikasiyanadam.com</link>
	<description>Göbeğini Kaşıyan Adam bir mizah sitesidir</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Aug 2010 23:03:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Türk halkına açık mektup , Yigit Bulut</title>
		<link>http://www.gobeginikasiyanadam.com/turk-halkina-acik-mektup-yigit-bulut/</link>
		<comments>http://www.gobeginikasiyanadam.com/turk-halkina-acik-mektup-yigit-bulut/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Aug 2010 23:03:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gobeginikasiyanadam.com/?p=195</guid>
		<description><![CDATA[Yiğit Bulut // ybulut@htgazete.com.tr Türk halkına açık mektup 20 Ağustos 2010 Cuma, 11:19:57 Ey Türk halkı, yıllarca “hakkın olan her şeyi, sana karaborsa sırasıyla satan”, devletten aldığı kredilerle “kendi burjuva devrimini” yapan, “kanarya sevenler derneğinden” farklı statüsü olmamasına rağmen kurduğu “yapılara” yarattığı gazeteci parçalarını “aklen ve ruhen biat ettirip” senin karşına çıkaran, yılda 50 milyar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="news-detail-body"><img class="alignleft" src="http://im.haberturk.com/yazarlar/1080.jpg?11028" alt="Yiğit  Bulut" width="88" height="70" /></p>
<h2>Yiğit  Bulut</h2>
<div><script type="text/javascript">// <![CDATA[
var ePrefix = 'ybulut'; var eSuffix = 'htgazete.com.tr';
				document.write(ePrefix + '&#64;' + eSuffix)
// ]]&gt;</script>ybulut@htgazete.com.tr</div>
<h1>Türk halkına açık mektup</h1>
<div id="HaberTarih">20 Ağustos 2010 Cuma, 11:19:57</div>
<div><strong>Ey Türk halkı, yıllarca “hakkın olan her  şeyi, sana karaborsa  sırasıyla satan”, devletten aldığı kredilerle  “kendi burjuva devrimini”  yapan, “kanarya sevenler derneğinden” farklı  statüsü olmamasına rağmen  kurduğu “yapılara” yarattığı gazeteci  parçalarını “aklen ve ruhen biat  ettirip” senin karşına çıkaran, yılda  50 milyar dolar faizi cebine  indiren, “irtica-terör” algılamasıyla  “seni tehdit” haline getirtip Türk  askerini dahi kendi oyununa alet  eden, seni yok sayıp “kanınla,  terinle” beslenen bu “kirli düzenin”  sonu geldi! Evet, yanlış  okumuyorsunuz; bu çırpınışın altında “son  perdenin” acısı yatıyor.</strong></div>
<p>Bu ülkede “yerleşik düzene biat etmeyen”  bir Başbakan’a,  “başbakanlara davranılması gerektiği gibi” yaklaşmak ne  kadar büyük  suçmuş! Oysa Başbakan dediğin nedir ki; pijamayla  karşılarsın, kapıya  kadar bile geçirmeden, oturduğun yerden uğurlarsın!  Gazetede görmeden  işe aldığın 20’li yaşlardaki “editöre” hakkında  istediğin haberi  yazdırırsın!</p>
<p>Sevgili dostlarım, kaç gündür, basının bir bölümündeki “şahsıma   yöneltilen” organize saldırıyı gülerek ve aslında bu ülke adına üzülerek   izliyorum. Suçumuz, “Başbakan’a kendini ifade etmesi için imkân   sağlamak” ve “öteki” gibi davranmamak! Başbakan dediğin nedir ki;   birinci derece suçlu! Hele Erdoğan, onlara göre “tam bir öteki”!<br />
Neden   mi? Onların düşündüğü gibi düşünmez, onlar gibi yaşamaz, onlar gibi   giyinmez; kızı-oğlu ellerinde “içki kadehleri” Reina’da, Çeşme’de   sabahlamaz; eşi kumar masalarında yığılıp kalmaz! Hazine bonolarından   aldığı faizi yediği anlar “dergilere” kapak olmaz!<br />
O tam bir   “ötekidir”, hayat tarzı onlara göre farklıdır ve “cezalandırılması”   gerekir! Hatta o kadar ötekidir ki; kızları başını örttüğü için bu   ülkede okuyamaz! Suçu bu kadarla da kalmaz. Onların “taptıklarına”   tapmaz, biat ettiklerine etmez, “yerleşik düzenin” çarklarına su   taşımaz, doğru veya yanlış kendi inandıkları ve kendi yolu vardır.   Tekrar ediyorum; doğru veya yanlış önemli değil; kendi “yolu” vardır ve   asla “sermayenin tahakkümüne” girmez.</p>
<p>Sevgili dostlar, son yaşananlardan sonra şunu çok net bir kez daha   gördüm: Bu ülkede “çıkar odaklarının kol kola girdiği” iğrenç derecede   kokuşmuş “kirli” bir tabaka var. Yıllarca bu ülkenin kanını emmişler, bu   da yetmemiş “basın” diye karşımıza çıkardıkları “şaklabanlar” ile   “istediklerine inanmamızı” sağlamışlar, içeriden ve dışarıdan öyle   “kenetlenip, o kadar korkunç” bir “rant mekanizması” kurmuşlar ki; kendi   değirmenlerine su taşımayan herkesi “öteki” ilan etmişler&#8230;</p>
<p>Ey Türk halkı, yıllarca “hakkın olan her şeyi, sana karaborsa   sırasıyla satan”, devletten aldığı kredilerle “kendi burjuva devrimini”   yapan, “kanarya sevenler derneğinden” farklı statüsü olmamasına rağmen   kurduğu “yapılara” yarattığı gazeteci parçalarını “aklen ve ruhen biat   ettirip” senin karşına çıkaran, yılda 50 milyar dolar faizi cebine   indiren, “irtica-terör” algılamasıyla “seni tehdit” haline getirtip Türk   askerini dahi kendi oyununa alet eden, seni yok sayıp “kanınla,   terinle” beslenen bu “kirli düzenin” sonu geldi! Evet, yanlış   okumuyorsunuz; bu çırpınışın altında “son perdenin” acısı yatıyor.</p>
<p>Şimdi “tasfiye” zamanı! Bu düzen çökecek, medyadan finans sistemine,   sermaye piyasasından basının en küçük noktasına kadar “çöreklenenler”   yok olacak ve yok olurken bu halka hesap verecek!</p>
<p>Ey “çöreklenenler” ve onların “borazanları”; sizin için “veda vakti”.   Ama bu “veda” ve arkasından gelecek seda, şairin dediğinin aksine hiç   ama hiç “hoş” olmayacak.<br />
Efendiler, saldırın, gücünüzün son   “damlasına” kadar saldırın, ama şunu da bilin ki; zaman aleyhinize   işliyor ve siz tükeniyorsunuz. Güle güle gidin, bizleri de unutmayın.</p>
<p>Son söz: Türk halkı, sokaktaki işsizinden karargâhtaki kurmay   subayına kadar “neyin ne olduğunu çok ama çok iyi analiz” etmeli ve   algılamalı. Bu ülke “hepimizin” ama “bizler” yıllarca itilip kakıldık,   sistem dışına sürüklenerek “her alanda ötekileştirildik”! Dışlanmayı   sadece “maddi güç” anlamında almayın; en üst rütbeli asker olursunuz ama   “onların” olmadığınız için “hep kötüsünüzdür”, başbakan olursunuz ama   “onların” olmadığınız için dışarıda kalırsınız, medya patronu olursunuz   “onlarla işbirliği yapmazsanız” saldırıya uğrarsınız. Onlar istemeden   “onların kestiği” ormanlara “taşeron” olarak inşaat bile yapamazsınız,   hatta işçi bile olamazsınız&#8230;</p>
<p>Uzun lafın kısası; uyan güzel halkım uyan! Bu ülke senin, sahip çık! Çık ki; çocuğun da bu “yerleşik sistemin” kölesi olmasın&#8230;</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gobeginikasiyanadam.com/turk-halkina-acik-mektup-yigit-bulut/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu da Göbegini kasiMAYAN Adam tarifi</title>
		<link>http://www.gobeginikasiyanadam.com/bu-da-gobegini-kasimayan-adam-tarifi/</link>
		<comments>http://www.gobeginikasiyanadam.com/bu-da-gobegini-kasimayan-adam-tarifi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Aug 2010 22:44:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gobeginikasiyanadam.com/?p=193</guid>
		<description><![CDATA[Emre Aköz&#8217;ün eline sağlık, Yurdanur Hanım&#8217;ı anlattı. Amasra&#8217;nın bir caddesinde &#8220;Atatürk&#8217;ü aramış&#8221;, bulamamış, Kültür Bakanı&#8217;na şarlamış. Rozet ve poster istermiş. Bunlardan her yerde olması gerekirmiş. Yurdanur Hanım bana da, üç yıl önce kendini yerlere atıp &#8220;Ahmet Necdet Sezer&#8217;i istiyorum&#8221; diye haykırarak göğsünü bağrını paralayan kadıncağızı hatırlattı. Hani bunlar toplu taşıma araçlarında da &#8220;Cumhuriyet gazetesini bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="engin ardic" src="http://i.sabah.com.tr/sbh/y/6feea466-1c40-4d8d-a4c2-83439c3780fe.jpg" alt="" width="192" height="260" />Emre Aköz&#8217;ün eline sağlık, Yurdanur Hanım&#8217;ı anlattı.<br />
Amasra&#8217;nın bir caddesinde <strong>&#8220;Atatürk&#8217;ü aramış&#8221;</strong>, bulamamış, Kültür Bakanı&#8217;na şarlamış. Rozet ve poster istermiş. Bunlardan her yerde olması gerekirmiş.<br />
Yurdanur Hanım bana da, üç yıl önce kendini yerlere atıp <strong>&#8220;Ahmet Necdet Sezer&#8217;i istiyorum&#8221; </strong>diye haykırarak göğsünü bağrını paralayan kadıncağızı hatırlattı.<br />
Hani bunlar toplu taşıma araçlarında da <strong>&#8220;Cumhuriyet gazetesini bir bayrak gibi&#8221; </strong>açarlar&#8230; Hafta sonları Milliyet de alırlar. Fakat gazetelerinde <strong>&#8220;renkli fotoğraf&#8221; </strong>hele hele reklam yayınlanmasına da içten içe içerlerler.<br />
Kışın tayyör-etek giyerler, içine de <strong>&#8220;fırfırlı&#8221; </strong>Ankara bluzu, beyaz&#8230; Ayakkabı <strong>&#8220;loafer&#8221;</strong>&#8230;<br />
Yazın da <strong>&#8220;Bodrum işi&#8221; </strong>pazen entari.<br />
İstanbul&#8217;u pek sevmezler, kalabalık, gürültülü, pis ve hepsinden önemlisi <strong>&#8220;pahalı&#8221; </strong>bulurlar. Ankara&#8217;da mutlu olurlar.<br />
Genellikle emekli falandırlar, gelirleri dardır.<br />
<strong>&#8220;Hafifçe solcu&#8221; </strong>sayarlar kendilerini ama işçiyi de hor görürler. Memurla bir olamayacağını, eşit sayılamayacağını düşünürler.<br />
Kendilerini <strong>&#8220;devletin sahibi&#8221; </strong>sayarlar. Türkiye&#8217;yi onlar kurtaracaklardır, çünkü onlara emanet edilmiştir.<br />
İri kalçalı ve iri göğüslü, azıcık da göbekli olurlar. Kolları ve ayakları tombul, ayak bilekleri kalındır.<br />
Saçları kısadır. <strong>&#8220;Yaptırmayı&#8221; </strong>pek düşünmezler. Asla <strong>&#8220;makiyaj&#8221; </strong>da yapmazlar.<br />
Çoğu hayatında hiç orgazm olmamıştır, öyle ayıp şeylerle ilgileri yoktur.<br />
Çoğu kocasının cinsel organını tutmaktan bile iğrenir.<br />
<strong>&#8220;Dinciler&#8221; </strong>arasında <strong>&#8220;cinsellik bilen&#8221; </strong>çıkınca da şaşarlar. Hesapça bunların öyle şeylerden anlamamaları gerekmektedir.<br />
İçkiyle başları hiç hoş değildir ama ara sıra iki kadeh rakı içmeyi,  başlarının dönmesi pahasına görev sayarlar. Sigara kullanmazlar pek.  Binde bir sigara içmeye <strong>&#8220;tüttürmek&#8221; </strong>tabir ederler.<br />
Gözde yazarları Emin Çölaşan, İlhan Selçuk, Hasan Pulur, Oktay Akbal falandır.<br />
Gazete almayı severler ama kitap okumazlar. <strong>&#8220;Şu Çılgın Türkler&#8221;</strong>i hemen almışlar ama <strong>&#8220;kalın geldiği için&#8221; </strong>bitirmemişlerdir.<br />
Deniz Baykal&#8217;a çok kızdıkları için içleri şimdi rahatlamıştır,  Kılıçdaroğlu iktidara gelirse emekli maaşlarını herhalde arttıracaktır,  her şey ateş pahasıdır.<br />
Uçağa binmezler. Gizlice korkarlar ama bunu söylemezler. Ankara&#8217;ya gidiş  gelişlerinde otobüsü tercih ederler, ama otobüs de mutlaka Varan  olacak. (Taş düşmez, ayı çıkmaz ama diğer otobüslerde pis kokulu  köylüler bulunabilir&#8230;)<br />
Yabancı dil bilmezler, yurtdışına da hiç çıkmamışlardır. Buna gerek yoktur.<br />
Tatillerini bir <strong>&#8220;kampta&#8221; </strong>geçirmeyi tercih ederler, indirimlidir. Yazlık ev alacaklarsa Marmara Adası, Avşa, Didim gibi <strong>&#8220;Ankara sayfiyesi&#8221; </strong>sayılan beldeleri düşünürler. Yalova, depremden beri gözlerinden düşmüştür.<br />
<strong>&#8220;Cumhuriyet mitinglerine&#8221; </strong>katılmayı bir görev bilmiş, seve seve  koşmuş, seçimde hiç ummadıkları bir sonuçla karşılaşınca da derin bir  hayal kırıklığına kapılmışlardır.<br />
1881 doğumlu Atatürk&#8217;ün 2010 yılında hayatta olmaması da onlar için derin bir üzüntü kaynağıdır.<br />
Eskiden sokakta çarşaflı kadınlara saldırıp <strong>&#8220;çarşaf yırtmayı&#8221; </strong>da bir hobi olarak değerlendirirlerdi, şimdi artık bu işi o kadar kolayca yapamadıkları için sinirlenirler.<br />
<strong>&#8220;Ne güzel yerlerimiz&#8221; </strong>dururken gidip gidip olmayacak şeylerin, örneğin hamalların fotoğrafını çeken turistlere de sinirlenirler.<br />
Şimdilik eve temizliğe gelen <strong>&#8220;kapıcının karısını&#8221; </strong>bilinçlendirmeye çalışmakla yetinmektedirler.<br />
Yaşları ilerlediğinden, sayıları da yavaş yavaş azalmaktadır.</p>
<p>http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ardic/2010/08/20/ataturk_rahibesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gobeginikasiyanadam.com/bu-da-gobegini-kasimayan-adam-tarifi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müslüm Gürses: Asil YAVSAK Fazil Saydir&#8230;</title>
		<link>http://www.gobeginikasiyanadam.com/muslum-gurses-asil-yavsak-fazil-saydir/</link>
		<comments>http://www.gobeginikasiyanadam.com/muslum-gurses-asil-yavsak-fazil-saydir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2010 22:34:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gobeginikasiyanadam.com/?p=189</guid>
		<description><![CDATA[Müslüm Baba Açtı Ağzını Yumdu Gözünü &#8216;Arabesk yavşaklığından utanıyorum&#8217; diyen Fazıl Say&#8217;a, &#8216;Türkiye&#8217;de yavşak arayacaksak işte karşınızda Fazıl Efendi&#8230; &#8216; yanıtını verdi 06 Ağustos 2010 Cuma, 10:23 Müslüm Gürses açtı ağzını, yumdu gözünü. &#8216;Arabesk yavşaklığından utanıyorum&#8217; diyen Fazıl Say&#8217;a, &#8216;Türkiye&#8217;de yavşak arayacaksak işte karşınızda Fazıl Efendi&#8230; &#8216; yanıtını verdi &#8216;Arabesk yavşaklığından utanıyorum&#8217; diyen Fazıl Say&#8217;a, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table style="height: 160px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td width="160" valign="top"><img src="http://static.babialihaber.com/haber_foto/2010/08/06/1_bmp_160x160_upscale_q85.jpg" alt="" width="160" height="160" /></td>
<td valign="top">
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="140" valign="top">
<h2>Müslüm Baba Açtı Ağzını Yumdu Gözünü</h2>
<h3>&#8216;Arabesk yavşaklığından utanıyorum&#8217; diyen Fazıl  Say&#8217;a, &#8216;Türkiye&#8217;de yavşak arayacaksak işte karşınızda Fazıl Efendi&#8230; &#8216;  yanıtını verdi</h3>
<div>06 Ağustos 2010 Cuma, 10:23</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Müslüm Gürses açtı ağzını, yumdu gözünü. &#8216;Arabesk  yavşaklığından utanıyorum&#8217; diyen Fazıl Say&#8217;a, &#8216;Türkiye&#8217;de yavşak  arayacaksak işte karşınızda Fazıl Efendi&#8230; &#8216; yanıtını verdi</p>
<p>&#8216;Arabesk yavşaklığından utanıyorum&#8217; diyen Fazıl Say&#8217;a, arabeskin  babası Müslüm Gürses&#8217;ten sert yanıt geldi. Kumburgaz&#8217;da sahneye çıkan  Gürses, ünlü piyanistin sözleriyle ilgili olarak şöyle konuştu: Fazıl  Say, hangi ruh haliyle böyle talihsiz bir açıklama yaptı, bilmiyorum&#8230;  Kendisi sanatçı mı? Onu da bilmiyorum&#8230; Ben kendimi bildim bileli  arabesk okurum. Çok ayıp etti. Bizim oralarda bitin küçüğüne yavşak  denir. Türkiye&#8217;de yavşak arayacaksak, işte karşınızda Fazıl Efendi&#8230;  Fazıl gibiler Batılı ve Amerikan özentisi kişilerdir. Kötü söz de  sahibine aittir.<br />
Akşam</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gobeginikasiyanadam.com/muslum-gurses-asil-yavsak-fazil-saydir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fatih Altayli: Göbeğini kaşıyan adamları severim</title>
		<link>http://www.gobeginikasiyanadam.com/fatih-altayli-gobegini-kasiyan-adamlari-severim/</link>
		<comments>http://www.gobeginikasiyanadam.com/fatih-altayli-gobegini-kasiyan-adamlari-severim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 22:34:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göbegini Kasiyan Adam Hakkinda Yazilanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gobeginikasiyanadam.com/?p=184</guid>
		<description><![CDATA[Göbeğini kaşıyan adamları severim DÜN &#8220;Ne zaman adam oluruz&#8221; sorusuna, &#8220;Göbeğini kaşıyandan değil, göbekten bağlı olandan korktuğumuz zaman&#8221; diye yazınca epey bir soran oldu, &#8220;Bekir Coşkun&#8217;la mı atışıyorsunuz?&#8221; diye. Bekir Ağabey&#8217;imizle atışmak ne mümkün. Onun o kıvrak kalemi ve müthiş üslubuyla baş etmek için daha kırk fırın ekmek yemem lazım. Buna da ömrüm yeter mi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.gobeginikasiyanadam.com/wp-content/uploads/2010/07/fatih+altaylı.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-185" title="fatih+altaylı" src="http://www.gobeginikasiyanadam.com/wp-content/uploads/2010/07/fatih+altaylı.jpg" alt="" width="350" height="314" /></a>Göbeğini kaşıyan adamları severim</strong></p>
<p>DÜN <strong>&#8220;Ne zaman adam oluruz&#8221; sorusuna, &#8220;Göbeğini kaşıyandan değil, göbekten bağlı olandan korktuğumuz zaman&#8221;</strong> diye yazınca epey bir soran oldu, <strong>&#8220;Bekir Coşkun&#8217;la mı atışıyorsunuz?&#8221; </strong>diye.</p>
<p>Bekir Ağabey&#8217;imizle atışmak ne mümkün.</p>
<p>Onun o kıvrak kalemi ve müthiş üslubuyla baş etmek için daha kırk fırın ekmek yemem lazım. Buna da ömrüm yeter mi bilmiyorum.</p>
<p>Sadece <strong>&#8220;göbeğini kaşıyan adam&#8221;</strong> noktasında <strong>Bekir Coşkun&#8217;</strong>la farklı düşünüyorum.</p>
<p>Doğrudur, Türkiye&#8217;de seçimlerin kaderini göbeğini kaşıyan adamlar belirliyor.</p>
<p>Bu durum sadece bize de özgü değil.</p>
<p>Göbeğini kaşıyan adamdan korkmak, çekinmek ya da onu hor görmek gerekmiyor.</p>
<p>Göbek niye kaşınır bilir misiniz?</p>
<p>Keyfiniz yerinde olduğu için.</p>
<p>Karnı toktur, keyfi yerindedir. Oturur koltuğa, açar televizyonu.  İçiyorsa rakısını, içmiyorsa çayını, kahvesini alır eline, arada bir  keyifle göbeğini kaşır.</p>
<p>Rahattır. Gelecek kaygısı çok yüksek dozda değildir.</p>
<p>Eğer bir ülkede göbeğini kaşıyanlar çoğunluktaysa o ülkede iktidarlar değişmez.</p>
<p>Çünkü göbek kaşımak, memnuniyet ifadesidir.</p>
<p>Memnun olanlara memnun diye kızamazsınız.</p>
<p>Çünkü çoğunluk için karnın doyması önemlidir. Sizinle ortak kaygıları paylaşmasını bekleyemezsiniz onlardan.</p>
<p>Çünkü bu kaygıyı duymamak sadece bir iktidar döneminin eseri değildir.</p>
<p>O yüzden göbeğini kaşıyan adama da kızmaya hakkımız yoktur.</p>
<p>Göbeğini kaşıyan adam, göbeğini kaşımayı bırakıp kafasını kaşımaya  başlarsa o zaman sıkıntı var demektir. Göbeğini kaşıyan adamın artık  keyfi kaçmış demektir.</p>
<p>İşte o zaman iktidarlar düşünmeye başlar <strong>&#8220;Eyvah&#8221;</strong> diye.</p>
<p>O nedenle göbeğini kaşıyan adamdan korkmayın diyorum.</p>
<p>Bir gün keyfi kaçarsa başka yerini kaşır. Her şey değişir.</p>
<p>Ama göbekten bağlı adam öyle değildir.</p>
<p>O doymak bilmez.</p>
<p>Doymadığı için de emer, emer, emer.</p>
<p>O emdikçe göbeğini kaşıyan adam rahatsız olmaya başlar. Göbeğini kaşıyan adamın karnı doymaz olur.</p>
<p>El göbekten ayrılır, kafayı kaşımaya, düşünmeye başlar.</p>
<p>O yüzden ben göbeğini kaşıyan adamları çok severim.</p>
<p>Onlar bazen bilgili, bazen cahildir.</p>
<p>Ama dürüsttür, saftır, temizdir.</p>
<p>Demokrasiyi ayakta tutan, yaşatan, göbeğini kaşıyan adamlardır, göbekten bağlı olanlar değil.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gobeginikasiyanadam.com/fatih-altayli-gobegini-kasiyan-adamlari-severim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sitemiz Medyagundem.com`da</title>
		<link>http://www.gobeginikasiyanadam.com/sitemiz-medyagundem-comda/</link>
		<comments>http://www.gobeginikasiyanadam.com/sitemiz-medyagundem-comda/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 22:25:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basinda Biz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gobeginikasiyanadam.com/?p=176</guid>
		<description><![CDATA[Göbeğini kaşıyan adam &#8220;evet&#8221; diyor! Göbeğini kaşıyan adam &#8220;evet&#8221; diyor! Yazı ebatı: Tarih 24/07/2010 10:27:00 Bekir Coşkun&#8217;un bu habere canı çok sıkılacak! Göbeğini kaşıyan adam &#8220;evet&#8221; diyecek! 22 Temmuz Genel Seçimleri´ne damgasını vuran ´Göbeğini kaşıyan Adam´ kendi internet sitesini kurdu ve bundan sonra gelişmelere sesiz kalmayacağını açıkladı…﻿ 22 Temmuz seçimlerinin öncesinde halka tepeden bakış ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.gobeginikasiyanadam.com/wp-content/uploads/2010/07/gobek1_619786091.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-177" title="gobek1_619786091" src="http://www.gobeginikasiyanadam.com/wp-content/uploads/2010/07/gobek1_619786091.jpg" alt="" width="300" height="192" /></a>Göbeğini kaşıyan adam &#8220;evet&#8221; diyor!</p>
<p><strong>Göbeğini kaşıyan adam &#8220;evet&#8221; diyor!</strong> Yazı ebatı: 		<a href="javascript:tsz('article_body','12px')"> </a> <a href="javascript:tsz('article_body','16px')"> </a> Tarih 24/07/2010 10:27:00</p>
<p><strong>Bekir Coşkun&#8217;un bu habere canı çok sıkılacak! Göbeğini kaşıyan adam &#8220;evet&#8221; diyecek!</strong></p>
<p>22 Temmuz Genel  Seçimleri´ne damgasını vuran ´Göbeğini kaşıyan Adam´ kendi internet  sitesini kurdu ve bundan sonra gelişmelere sesiz kalmayacağını  açıkladı…﻿</p>
<p>22 Temmuz  seçimlerinin öncesinde halka tepeden bakış ve hakareti yansıtan  ´göbeğini kaşıyan adam´ tabiri, yepyeni bir boyut kazanıyor.</p>
<p>Herkesin kendisiyle  ilgili yazıp çizdiği göbeğini kaşıyan adam, nihayet suskunluğunu  bozuyor. www.gobeginikasiyanadam.com sitesi  yayına girdi.</p>
<p>Site kendisini  göbeğini kaşıyan adam olarak niteleyen ve Türkiye´de jakoben, seçkinci  elitistlere mizahi üslubuyla yanıt vermek isteyenlerin buluşma adresi  olacak.</p>
<p>Siyasi ve sosyal  hayatın trajikomik renklerinin yer alacağı belirtilen sitede, göbeğini  kaşıyan okuyucu yorumlarına özel bir önem verilecek. En güz okuyucu  yorumu günün yorumu köşesinde değerlendirilecek.</p>
<p>Sitede gazetelerde yer alan en güzel makale ve yorumlar ve Türkan abla dert dinliyor köşesi de yerini alacak.</p>
<p>http://www.medyagundem.com/medya/6857-Gbeini-kayan-adam-evet-diyor.html</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.gobeginikasiyanadam.com/wp-content/uploads/2010/07/ScreenHunter_03-Jul.-25-00.211.gif"><img class="aligncenter size-full wp-image-182" title="ScreenHunter_03 Jul. 25 00.21" src="http://www.gobeginikasiyanadam.com/wp-content/uploads/2010/07/ScreenHunter_03-Jul.-25-00.211.gif" alt="" width="686" height="695" /></a></p>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 44px; width: 1px; height: 1px; overflow: hidden;">http://www.medyagundem.com/medya/6857-Gbeini-kayan-adam-evet-diyor.html</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gobeginikasiyanadam.com/sitemiz-medyagundem-comda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşte o ağlatan 12 Eylül idamları ve zihniyet!</title>
		<link>http://www.gobeginikasiyanadam.com/iste-o-aglatan-12-eylul-idamlari-ve-zihniyet/</link>
		<comments>http://www.gobeginikasiyanadam.com/iste-o-aglatan-12-eylul-idamlari-ve-zihniyet/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 23:51:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gobeginikasiyanadam.com/?p=172</guid>
		<description><![CDATA[İşte o ağlatan 12 Eylül idamları ve zihniyet! Bugün bir Başbakan&#8217;ın ağlamasına tahammül edemeyen zihniyet, 12 Eylül&#8217;de de aynı kafadaydı. Onca işkenceye, idam edilenlere rağmen bu bazıları için neden önemli değildi? Peki bugün önemli mi? İşte cevabı! Başbakan Erdoğan&#8217;ın dünkü grup toplantısında ağlayarak okuduğu 12 Eylül&#8217;de idam edilenlerin mektupları bir kez daha o günlerdeki baskıcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="http://www.toplumsalhafiza.com/image/haber/2010/07/21/Resim_1279714417.jpg" alt="" width="300" height="220" /></p>
<div>İşte o ağlatan 12 Eylül idamları ve  zihniyet!</div>
<p>Bugün bir Başbakan&#8217;ın ağlamasına  tahammül edemeyen zihniyet, 12 Eylül&#8217;de de aynı kafadaydı. Onca işkenceye, idam  edilenlere rağmen bu bazıları için neden önemli değildi? Peki bugün önemli mi?  İşte cevabı!</p></div>
<div>
<div id="metinler">
<div><strong><em>Başbakan Erdoğan&#8217;ın dünkü grup toplantısında ağlayarak okuduğu 12  Eylül&#8217;de idam edilenlerin mektupları bir kez daha o günlerdeki baskıcı rejimini  tartışmaya açtı. Toplumsal Hafıza, 12 Eylül darbesi ve sonrasındaki işkenceler,  idamlar ve baskıları, yeniden mercek altına alıyor. İşte o günler ve  yansımaları&#8230;<br />
</em></strong><br />
12 Eylül 1980 darbesinden sonra Türkiye&#8217;nin dört  bir yanında milyonlarca insan gözaltına alındı, haksız yere işkence  gördü. Bunlardan onlarcası suçları net bir şekilde açığa çıkmadan, halkın gözünü  korkutmak için apar topar idam edildi. Bu işkenceler, haksızlıklar ve insanlar  asılırken o zamanın medyası da sınıfta kaldı. Tıpkı bir kısım medyanın bugün  yaptığı gibi onların tamamı darbe şak şakçılığında bulundu, bir rütbe taktı!</p>
</div>
<div><img src="/image/haber/2010/07/21/Resim_1279714208.jpg" alt="" /></div>
<div>Gencecik insanlar idam sehpalarına giderken, yalakalık uğruna &#8221;darağacına  titreyerek çıktılar&#8221; diyerek, idamlar meşrulaştırıldı. Benzer manşetler tüm  medyayı süsledi.</div>
<div><strong><em><br />
Yaşasın darbe şakşakçılığı!<br />
</em></strong><br />
12 Eylül nasıl bir adi  darbe ise sonrasında basında görülen darbe şak şakçılığı da bir o kadar iğrenç,  karaktersiz bir durum olarak hafızalara kazınmıştı.</p>
<p>Gencecik, suçu  ispatlanmamış  17 yaşındaki delikanlı dahi yaşı büyütülerek asılıyor, ben  yaparım olur demeye getiriliyordu. Bu gençler kamuoyunu yola getirmek için birer  birer asılıyordu. Bu idamlar o kadar iğrençti ki ilgililer ayıp olmasın,  haksızlık olmasın diye bir sağdan bir soldan sehpaya götürüyorlardır.</p>
<p>İki farklı grup ilk defa idamlarla bir araya gelmiş, yakınlaşmıştı.  Üzerlerine oynanan oyunları fark etmişlerdi. İşte bu durumda darbenin başından  bu yana basın; ne özgürlük, ne de demokrasi adına bir şey yapamıyordu.</p></div>
<div>
Kimliksizleşmiş, omurgasızlaşmış medya, darbe yalakalığıyla idamlara  gidenlere insanlık dışı bir yaklaşımla &#8221;darağacına titreyerek çıktılar&#8221; diye  başlık atabiliyordu. Başbakan, hükümet üyeleri, muhalefetin mahkemeleri için  nerdeyse bir zil takıp oynamadıkları kalıyordu.</div>
<div><img src="/image/haber/2010/07/21/Resim_1279714091.jpg" alt="" /></div>
<div><strong><em><br />
Asılanlar kimlerdi? </em></strong></div>
<div>
Başbakan Erdoğan&#8217;ın dünkü grup toplantısında da ifade edip, gözyaşları  ile okuduğu idam edilenlerin mektupları bir kez daha gerçeklerle, geçmişle  yüzleşmemizi gerektirdi. Bu idamlar onlarca gencin yitirilmesine, bir ülkenin  dinamiklerinin kırılmasına, fikir erozyonuna yol açmıştı.</p>
<p><em><strong>Türkiye  en büyük sıkıntıyı bir Çanakkale&#8217;de kaybettiği değerler, ikincisi ise siyasal,  politik ve ekonomik anlamda 12 Eylül&#8217;de yaşamıştı. </strong></em>Çünkü yozlaşma süreci  12 Eylül&#8217;le başlamıştı. Problemlerin temel sebebi de işte bu rejim ve onun ürünü  olanlar değil mi?</p>
<p>Bir başbakan&#8217;ın ağlamasına bile tahammül edemeyen  zihniyet o zamanda bu kafadaydı. Sonuçta onca asılana, işkenceye ve ülkenin  ilerlemesinin durdurulmasına rağmen bazıları için bu hiç önemli değildi ve bu  önem derecesi yine onlarca yıl geçmesine rağmen hala değişmedi.  <strong><em><br />
</em></strong><br />
<strong><em>&#8216;Evet&#8217;, Kurumahmutoğlu&#8217;nun öcünü alacak!</em></strong></p>
<p>Başbakan Erdoğan&#8217;ın dün andığı Hüseyin Kurumahmutoğlu namazda  katledildi. 12 Eylül&#8217;ün genç kayıplarından Hüseyin Kurumahmutoğlu koğuşunda  namaz kılarken bir asker tarafından öldürüldü.</p></div>
<div>
1962 Trabzon Of doğumlu olan Hüseyin Kurumahmutoğlu lise mezunuydu. 12  EYlül döneminde cuntacılar tarafından tutuklanan ve Ankara Mamak Cezaevin&#8217;de  tutulan Mahmutoğlu, 14 Temmuz 1987 günü koğuşunda sabah namazını eda ederken bir  askerin arkadan kafasına dipçik vurması suretiyle hayatını kaybetti.</p>
<p>Şimdi herkesin, geçmişte silindir gibi ezilen tüm partilerin, özellikle  MHP&#8217;nin tabanı soruyor, <strong><em>&#8221;Ben bunları katledenlere karşı nasıl &#8216;hayır&#8217;  derim&#8230;&#8221;</p>
<p>Cevap; diyemezsin&#8230;!<br />
</em></strong><br />
<strong><em>İşte 12 Eylül&#8217;de  idam edilenler<br />
</em></strong><br />
Adı      Soyadı                          Tarih            Yer</div>
<div>
Necdet Adalı (sol görüşlü) 07.Eki.80 Ankara</div>
<div>Mustafa Pehlivanoğlu (sağ görüşlü) 07.Eki.80 Ankara</div>
<div>Serdar Soyergin (sol görüşlü) 25.Eki.80 Adana</div>
<div>Erdal Eren (sol görüşlü) 13.Ara.80 Ankara</div>
<div>Cevdet Karakaş (sağ görüşlü) 04.Haz.81 Elazığ</div>
<div>Veysel Güney (sol görüşlü) 10.Haz.81 Gaziantep</div>
<div>Ahmet Saner (sol görüşlü) 25.Haz.81 İstanbul</div>
<div>Kadir Tandoğan (sol görüşlü) 25.Haz.81 İstanbul</div>
<div>Mustafa Özenç (sol görüşlü) 20.Ağu.81 Adana</div>
<div>İsmet Şahin (sağ görüşlü) 20.Ağu.81 İstanbul</div>
<div>Seyit Konuk (sol görüşlü) 13.Mar.82 İzmir</div>
<div>İbrahim Ethem Coşkun (sol görüşlü) 13.Mar.82 İzmir</div>
<div>Necati Vardar (sol görüşlü) 13.Mar.82 İzmir</div>
<div>Fikri Arıkan (sağ görüşlü) 27.Mar.82 Ankara</div>
<div>Sabri Altay (adli suçlu) 23.Nis.82 Adapazarı</div>
<div>Cengiz Baktemur (sağ görüşlü) 30.Nis.82 Elazığ</div>
<div>Şahabettin Ovalı (adli suçlu) 12.Haz.82 Sinop</div>
<div>Ednan Kavaklı (adli suçlu) 18.Haz.82 Ankara</div>
<div>Ali Bülent Orkan (sağ görüşlü) 13.Ağu.82 Ankara</div>
<div>Veli Acar (adli suçlu) 13.Ağu.82 Isparta</div>
<div>Eşref Özcan (adli suçlu) 19.Ağu.82 Kayseri</div>
<div>Halil Fevzi Uyguntürk (adli suçlu) 29.Ara.82 Afyon</div>
<div>Kazım Ergun (adli suçlu) 29.Ara.82 Akşehir</div>
<div>Muzaffer Öner (adli suçlu) 29.Ara.82 Amasya</div>
<div>Adem Özkan (adli suçlu) 13.Oca.83 Balıkesir</div>
<div>Hüseyin Çaylı (adli suçlu) 13.Oca.83 Afyon</div>
<div>Osman Demiroğlu (adli suçlu) 13.Oca.83 Isparta</div>
<div>Ahmet Mehmet Uluğbay (adli suçlu) 22.Oca.83 Akşehir</div>
<div>Ali Aktaş (siyasi) 23.Oca.83 Adana</div>
<div>Duran Bircan (adli suçlu) 23.Oca.83 Denizli</div>
<div>Levon Ekmekçiyan (Asala) 28.Oca.83 Ankara</div>
<div>Ramazan Yukarıgöz (sol görüşlü) 29.Oca.83 İzmit</div>
<div>Ömer Yazgan (sol görüşlü) 29.Oca.83 İzmit</div>
<div>Erdoğan Yazgan (sol görüşlü) 29.Oca.83 İzmit</div>
<div>Mehmet Kambur (sol görüşlü) 29.Oca.83 İzmit</div>
<div>Ahmet Kerse (adli suçlu) 30.Oca.83 Gaziantep</div>
<div>Rıdvan Karaköse (adli suçlu) 05.Şub.83 Akşehir</div>
<div>Cavit Karaköse (adli suçlu) 05.Şub.83 Akşehir</div>
<div>Süleyman Karaköse (adli suçlu) 05.Şub.83 Akşehir</div>
<div>Fatih Laçinligil (adli suçlu) 24.Şub.83 Keşan</div>
<div>Faik Görünmez (adli suçlu) 24.Şub.83 Kilis</div>
<div>Mustafa Başaran (adli suçlu) 30.Mar.83 Edirne</div>
<div>Hüseyin Üye (adli suçlu) 30.Mar.83 Nazilli</div>
<div>Şener Yiğit (adli suçlu) 20.Nis.83 Isparta</div>
<div>Cafer Aksu Altıntaş (adli suçlu) 20.Nis.83 Ordu</div>
<div>Abdülaziz Kılıç (adli suçlu) 26.May.83 Edirne</div>
<div>Halil Esendağ (sağ görüşlü) 05.Haz.83 İzmir</div>
<div>Selçuk Duracık (sağ görüşlü) 05.Haz.83 İzmir</div>
<div>İlyas Has (sol görüşlü) 06.Eki.84 İzmir</div>
<div></div>
<div></div>
<div>toplumsalhafiza.com</div>
<div><img src="/image/haber/2010/07/21/Resim_1279714311.jpg" alt="" /></div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gobeginikasiyanadam.com/iste-o-aglatan-12-eylul-idamlari-ve-zihniyet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Kaya’nın seslendirdiği “Şafak Türküsü” &#8211; Nevzat Çelik</title>
		<link>http://www.gobeginikasiyanadam.com/kaya%e2%80%99nin-seslendirdigi-%e2%80%9csafak-turkusu%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://www.gobeginikasiyanadam.com/kaya%e2%80%99nin-seslendirdigi-%e2%80%9csafak-turkusu%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 23:26:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gobeginikasiyanadam.com/?p=169</guid>
		<description><![CDATA[AK Parti MKYK toplantısında, Ahmet Kaya’nın seslendirdiği “Şafak Türküsü”nün kampanyada kullanılması kararlaştırıldı. Şafak Türküsü 1 beni burada arama anne kapıda adımı sorma saçlarına yıldız düşmüş koparma anne ağlama kaç zamandır yüzüm tıraşlı gözlerim şafak bekledim uzarken ellerim kulağım kirişte ölümü özledim anne yaşamak isterken delice 2 bugün görüş günü günlerden salı ıslak sarı bir yağmur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti MKYK toplantısında, Ahmet Kaya’nın seslendirdiği “Şafak Türküsü”nün  kampanyada kullanılması kararlaştırıldı.</p>
<table border="0" cellpadding="0" width="95%">
<tbody>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td width="100%" align="left"><span>Şafak Türküsü </span></p>
<p><span>1<br />
beni burada arama anne<br />
kapıda adımı sorma<br />
saçlarına yıldız düşmüş<br />
koparma anne<br />
ağlama</span></p>
<p>kaç zamandır yüzüm tıraşlı<br />
gözlerim  şafak bekledim<br />
uzarken ellerim<br />
kulağım kirişte<br />
ölümü özledim anne<br />
yaşamak isterken delice</p>
<p>2<br />
bugün görüş günü<br />
günlerden salı<br />
ıslak<br />
sarı bir yağmur<br />
ülkemin neresine bakarsa ay<br />
orada yitik  bir anne ağlıyor<br />
sen aralıyorsun yağmuru<br />
acıdan sırılsıklam alnına siper  edip elini<br />
sonra bir umut koşuyorsun<br />
yüreğin avucunda<br />
ısırırken<br />
çırpıntı gözlerini<br />
(ah verebilseydim keşke<br />
yüreği avcunda koşan<br />
her bir anneye<br />
tepeden tırnağa oğula<br />
ve kıza kesmiş<br />
bir ülkeyi  armağan<br />
koşma anne<br />
birdenbire batacak olan<br />
düş denizinde yarattığın  umut sandalıdır<br />
oysa benim için gece<br />
ışık hızıyla koşan<br />
kısa ve  soğuk bir zamandır<br />
bu yüzden boğuk seslerle geldiler bir şafak<br />
uykusuz<br />
yorgun<br />
ve korkak</p>
<p>3<br />
sanırım baytardı<br />
yüreğimin depreminde  righter ölçeği çatlarken<br />
ölebilir raporu veren beyaz önlüklü doktor<br />
boş  ver hypocrite amca<br />
üzülme ne olur<br />
sen de anne<br />
sen de üzülme<br />
hücremin dört bir köşesinde el ayak izlerimi<br />
ciğerlerimde yırtılan bir  çığlıkla hazır beklediğim<br />
ve korkunç bir sabırla birbirine eklediğim<br />
korkak kahraman gecelerimi<br />
düşlerimle sınırsız<br />
diretmişliğimle genç<br />
şaşkınlığımla çocuk devrederken sıradakine<br />
usulca açılıverdi<br />
yanağımda tomurcuk</p>
<p>pir Sultanı düşün anne<br />
şeyh Bedrettin&#8217;i<br />
börklüce&#8217;yi<br />
torlak Kemal&#8217;i düşün anne<br />
hala kanaması nedendir  faşizmin göğsünde<br />
utangaçlığı bile vuramadan yanaklarına yasının<br />
on  sekizinde ölümüne pervasız yürüyen<br />
ince bilekli çıplak ayaklı Tanya&#8217;nın<br />
deniz&#8217;i düşün anne<br />
her mayıs şafağında uzun<br />
uzun döverken  darağaçlarını<br />
ve o şafaktan doğma<br />
on bir yaşını çiğneyip yürüyen  çocukları<br />
insanları düşün anne<br />
düşün ki yüreğin sallansın<br />
düşün ki o  an<br />
güneşli güzel günlere inanan<br />
mutlu bir yusufçuk havalansın</p>
<p>4<br />
sıcak omuzlar değerken omzuma<br />
buz üstünde yürüdüm yıllar boyu<br />
bayraklar ve türkülerle<br />
kopunca memelerinden o mükemmel yaşama</p>
<p>kurşunlar sıktılar alnıma<br />
açık alanlarda ağır<br />
kartalların konup  kalktığı<br />
yalçın kayalardan biriydim<br />
ölüp dirildim yeniden<br />
güneşli  güneşsiz akşamlarda</p>
<p>mutlu yarınlar adına<br />
özgürlük adına ekmek adına<br />
&#8230;&#8230;&#8230;.<br />
&#8230;&#8230;&#8230;.</td>
</tr>
<tr>
<td width="100%"></td>
</tr>
<tr>
<td width="100%" align="left"><strong> </strong><strong><span>Nevzat Çelik </span></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="300" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=319317" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="wmode" value="window" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="300" src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=319317" wmode="window" bgcolor="#000000" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gobeginikasiyanadam.com/kaya%e2%80%99nin-seslendirdigi-%e2%80%9csafak-turkusu%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gercek Ülkücüler Bahçeli&#8217;yi kızdıracak!</title>
		<link>http://www.gobeginikasiyanadam.com/gercek-ulkuculer-bahceliyi-kizdiracak/</link>
		<comments>http://www.gobeginikasiyanadam.com/gercek-ulkuculer-bahceliyi-kizdiracak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 23:10:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>T. Polat Yildirim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alkis]]></category>
		<category><![CDATA[12 eylül]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[darbe karşıtı]]></category>
		<category><![CDATA[devlet bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Ökkeş Şendiller]]></category>
		<category><![CDATA[referandum]]></category>
		<category><![CDATA[ülkücüler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gobeginikasiyanadam.com/?p=165</guid>
		<description><![CDATA[Ülkücüler bu kez Bahçeli&#8217;yi kızdıracak! 12 Eylül darbesinin ardından işkenceye maruz kalan ülkücüler bir deklarasyon yayımladı. Ülkücülerin isteği Bahçeli&#8217;yi kızdırır. // // 12 Eylül darbesinin ardından işkencelere maruz kalan ülkücüler, anayasa paketine destek için deklarasyon yayımladı. Mağdur arkadaşları adına bildiriye imza atan 39 ülkücü, &#8220;Türkiye bir yol ayırımındadır. Ya darbeleri ilelebet tarihe gömecek ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<h1>Ülkücüler bu kez Bahçeli&#8217;yi kızdıracak!</h1>
<div><a href="javascript:void(-1);"></a></div>
<div><strong>12 Eylül darbesinin ardından işkenceye  maruz kalan ülkücüler bir deklarasyon yayımladı. Ülkücülerin isteği Bahçeli&#8217;yi  kızdırır.</strong></div>
</div>
<div>
<div><script type="text/javascript">// <![CDATA[
                                                    google_ad_client = "pub-8587745641506866";
                                                    /* Haberdar 250x250 Resim */
                                                    google_ad_slot = "9180462954";
                                                    google_ad_width = 250;
                                                    google_ad_height = 250;
// ]]&gt;</script> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript">
                                                    </script> <script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_protectAndRun("ads_core.google_render_ad", google_handleError, google_render_ad);
// ]]&gt;</script> <ins><ins></ins></ins></div>
<p>12 Eylül darbesinin ardından işkencelere maruz kalan ülkücüler, anayasa  paketine destek için deklarasyon yayımladı.</p>
<p>Mağdur arkadaşları adına  bildiriye imza atan 39 ülkücü, &#8220;Türkiye bir yol ayırımındadır. Ya darbeleri  ilelebet tarihe gömecek ya da öz vatanında esir muamelesi görmeye devam  edecektir.&#8221; dedi.</p>
<p>Darbe döneminde ağır işkencelerden geçtiklerini,  arkadaşlarının bazılarının asıldığını, bazılarının yıllarca hapis yattığını  anlatan mağdurlar, yapılacak reformu yaşadıkları zulmün hesabını hukuk yoluyla  sorabilme imkanı olarak görüyor. Darbe anayasasıyla yönetilmenin utanç verici  olduğunu söyleyen ülkücüler, amaçlarını ise ülkede özgürlük, insan hakları ve  çağdaş demokrasinin yerleşmesi olarak özetliyor.</p>
<p>Zaman Gazetesi&#8217;nden  Vahit Yazgan&#8217;ın haberine göre deklarasyonun öncülüğünü Manisa Ülkücüler Davası  sebebiyle 11 yıl hapis yatan dönemin Ülkü Ocağı başkanlarından Avukat İrfan  Sönmez yapıyor. Yürütme ve yasamanın yargı tarafından baskı altına alındığına  işaret eden Sönmez, mevcut yapıda yargının bir muhalefet partisi gibi hareket  ettiğinin anlaşıldığını belirtiyor. Sönmez, &#8220;Anayasa değişikliği, Türkiye&#8217;yi tek  parti ideolojisinden kurtaracak ve devleti CHP&#8217;nin olmaktan çıkarıp milletin  yapacak. Bu düzenlemeleri bir Türk milliyetçisi olarak destekliyorum.&#8221;  diyor.</p>
<p>Deklarasyona imza koyanlardan birisi de ülkücü camianın önde gelen  isimlerinden Ökkeş Şendiller. Türkiye&#8217;nin darbe ve darbe endişesinden kurtulması  gerektiğini dile getiren Şendiller, aksi takdirde demokratikleşme ve millî irade  konusunda mesafe alınamayacağını savunuyor. Şendiller, yeni anayasa ihtiyacını  şu sözlerle dile getiriyor: &#8220;Aradan 30 yıl geçmesine rağmen bu manada ciddi bir  adım atılamadı. 12 Eylül darbe anayasasının bir maddesinin bile değişmesi, millî  irade bakımından en büyük arzumuz. O dönemle hesaplaşma yapılması lazım.&#8221; Manisa  davasında yargılananlardan dönemin Balıkesir Ocak Başkanı Ahmet Ulu da geçmişte  mücadele veren ülkücülerin, ahde vefa olarak anayasa değişikliğine destek  vermesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p><img src="http://medya.zaman.com.tr/2010/04/11/ulkuculer-hapiste-12-eylul.jpg" border="0" alt="" /><br />
Deklarasyon metninde şu ifadeler yer alıyor: &#8220;Türkiye bir yol  ayırımındadır. Ya darbeleri ilelebet tarihe gömecek ya da darbelerle yaşamaya,  öz vatanında esir muamelesi görmeye devam edecektir. Darbelerle hesaplaşmanın  yolu, darbecileri sanık sandalyesine çıkarmaktır. Bu bakımdan biz, 12 Eylül  uygulamalarının mağduru Türk milliyetçileri olarak, Anayasa&#8217;nın geçici 15.  maddesinin kaldırılmasıyla ilgili düzenlemeyi ve anayasa taslağında hedeflenen  değişiklikleri destekliyor, 12 Eylül mahkemelerinin verdiği kararların tüm  sonuçlarıyla yok sayılmasını temenni ediyoruz. Bu tavrımız, ne bir partinin  yanında olmak ne de bir partinin karşısında olmaktır.</p>
<p>Bu tavrımız millî iradeden, milletin sözünün bütün sözlerin üstünde tutulduğu  bir Türkiye&#8217;den yana olmaktır. Bu tavrımız, inançlarına ipotek konulan mazlum  bir milletin hukukundan yana olmaktır. Bu tavrımız insan merkezli bir  anayasadan, milletinin hâdimi bir devletten yana olmaktır. Bu düşüncelerle biz,  12 Eylül cuntasının mağduru ülkücüler ve Türk milliyetçileri olarak, mevcut  anayasa değişikliği taslağına destek verdiğimizi, bu deklarasyona imza atarak  bütün Türkiye&#8217;ye ilan ediyoruz.&#8221;</p>
<p>Deklarasyona şu isimler imza attı: Ökkeş  Şendiller, Yrd. Doç. Ahmet Tevfik Ozan, Hasan Kıvrak, Ferruh Gökçen, Zeynel  Abidin Kıymaz, Ahmet Serdar Konurlu, Cengiz Ceylan, M.Cemal Erkoç, Muzaffer  Onüçyıldız, Hasan İlter, Murat Sancak, Atalay Acarol, Mehmet Güleç, Naci Akgül,  Vedat Demirezen, Ali Aksakal, Bülent Avcı, Osman Gündüz, Taylan Çoklar, Bayram  Kartal, Soner Coşkun Bıyık, Ahmet Akkale, Kemal Tekoğlu, Toker Esendağ,  Kemalettin Koca, Muhittin Yanık, Gürsel Başdemir, Necmi Rıza Akdinç, Reşat  Ahlatlı, Adnan Akdağ, Yılmaz Şişmanlar, Hamza Özkızılcık, Ayet Serbest, Ahmet  Ulu, İrfan Sönmez, Ömer Sağdıç, Yusuf Akgül, Sadık Kısır, Servet  Arslaner.</p>
<p><strong>Etiketler:</strong> <a href="/etiket/%C3%BClk%C3%BCc%C3%BCler">ülkücüler</a>, <a href="/etiket/devlet%20bah%C3%A7eli">devlet  bahçeli</a>, <a href="/etiket/%C3%96kke%C5%9F%20%C5%9Eendiller">Ökkeş Şendiller</a>, <a href="/etiket/12%20eyl%C3%BCl">12 eylül</a>, <a href="/etiket/darbe%20kar%C5%9F%C4%B1t%C4%B1">darbe  karşıtı</a>, <a href="/etiket/referandum">referandum</a>, <a href="/etiket/Anayasa%20de%C4%9Fi%C5%9Fikli%C4%9Fi">Anayasa </a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gobeginikasiyanadam.com/gercek-ulkuculer-bahceliyi-kizdiracak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göbeğini kaşıyan adam ‘Evet’ diyecektir!</title>
		<link>http://www.gobeginikasiyanadam.com/gobegini-kasiyan-adam-evet-diyecektir/</link>
		<comments>http://www.gobeginikasiyanadam.com/gobegini-kasiyan-adam-evet-diyecektir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 01:14:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gobeginikasiyanadam.com/?p=157</guid>
		<description><![CDATA[Göbeğini kaşıyan adam ‘Evet’ diyecektir! Göbeğini kaşıyan adam ‘Evet’ diyecektir! Askeri bürokrasiyle tam bir uyum içinde çalışan yargı sistemi, devlet görevlilerinin rolü olduğu kuşkusu olan tüm davaların kapatılmasında, zaman aşımına uğratılmasında, gerçek sorumlularının bulunmasının önlenmesinde tarihi bir rol oynadı. Bu tespit Uğur Mumcu suikasti soruşturması için de, hala devam etmekte olan Hrant Dink davası için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ropor_byk00f896da00f3f47e.jpg"><img class="alignleft" title="ropor_byk00f896da00f3f47e" src="http://www.ergunbabahan.com/wp-content/uploads/2010/07/ropor_byk00f896da00f3f47e.jpg" alt="" width="213" height="184" /></a></p>
<h1>Göbeğini kaşıyan adam ‘Evet’ diyecektir!</h1>
<h3><strong><strong>Göbeğini kaşıyan adam ‘Evet’ diyecektir! </strong></strong></h3>
<p>Askeri  bürokrasiyle tam bir uyum içinde çalışan yargı sistemi,  devlet  görevlilerinin rolü olduğu kuşkusu olan tüm davaların  kapatılmasında,  zaman aşımına uğratılmasında, gerçek sorumlularının  bulunmasının  önlenmesinde tarihi bir rol oynadı.</p>
<p><strong>Bu tespit Uğur Mumcu  suikasti soruşturması için de, hala  devam etmekte olan Hrant Dink davası  için de geçerlidir. </strong></p>
<p><strong>Hrant Dink</strong> davasında  mevcut iktidar ve Adalet  Bakanı’nın sessizliği bu açıdan dikkat  çekicidir.</p>
<p>AK Parti bu davaya yokmuş muamelesi yapmaktadır.</p>
<p>Oysa  bu cinayet onların iktidarı döneminde işlenmiştir ve tetikçi  3-5 gencin  değil de gerçek sorumluların bulunup ortaya çıkarılmasının  sorumluluğu  asıl onların omuzlarında bulunmaktadır.</p>
<p>Konumuza dönersek,  Yargıtay’ın</p>
<p>seçtiği 5 yargıcın dönüp Yargıtay ve Danıştay üyelerine  belirlediği,  5 üyenin şeffaflık ve tarafsızlık ilkelerinden uzak bir  ortamda  çalıştığı bu sistem, devletçi bir yargı anlayışını güçlendirdiği  kadar  yargıda kirliliği ve yozlaşmayı hızlandıran bir etki yapmıştır.</p>
<p>Gelinen  nokta Yargıtay Başkanı’nın önemli bir çete reisinin  dosyasını takibe  kadar varmıştır.</p>
<p><strong>Sözün bittiği yer burasıdır. </strong></p>
<p>Eğer  Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu sadece kendini devletin  sahibi sanan  kesimlere dava açan hakim ve savcılara dava açan hakim ve  savcı</p>
<p>larla  uğraşmayacak, mesleğin standartını yükseltecekse, daha  demokrat, yansız  ve seffaf olmak zorundadır.</p>
<p><strong>Standardı yüksek, yozluk ve  yolsuzluk düzeni engellenmiş bir  yargı sistemi sokaktaki insanın en  önemli sorunudur. </strong></p>
<p>“Avukat tutma, hakim tut” sözü  Türkiye’de yargının içinde bulunduğu  içler acısı durumun dışa vurumudur  aslında.</p>
<p>Böyle bir sözün varlığı bile <strong>“hayırcılar”</strong>ın  nasıl  bir açmazla karşı karşıya olduğunu göstermektedir.</p>
<p><strong>Mevcut  sistem saygınlığı ol</strong></p>
<p><strong>mayan bir yargı sistemi  doğurmuştur. </strong></p>
<p><strong>Göbeğini kaşıyan adam için önemli olan  adalet arayışında  zengin ve güçlüyle eşit koşullara sahip olmasıdır. </strong></p>
<p>Bugün  bu durumun olduğunu söyleyemeyiz.</p>
<p><strong>Göbeğini kaşıyan  adamlar, bugüne kadar sandık başındaki  tercihleriyle bidon kafalı  olmadığını gösterdi. </strong></p>
<p>Her türlü manipülasyona rağmen  kendi yaşam standardını yükseltmeyi  hedefleyen siyasi hareketleri tespit  edip destekledi.</p>
<p>Bu, 1950’lerde Adnan Menderes, 60’larda  Süleyman Demirel, 80’lerde  Turgut Özal, 2000’lerde Tayyip Erdoğan’ın  şahsında temsil edilen  serbest rekabetçi, düşünce ve vicdan özgürlüğünü  savunan partiler oldu.</p>
<p>Bugün gelinen noktada aynı insanlar yine  tarihi bir karar  noktasında.</p>
<p><strong>12 Eylül rejiminin baskıyla  dayattığı, denetimci anayasaya  mı evet diyecekler, yoksa değişime mi? </strong></p>
<p>Bugüne  kadar yaşadığımız siyasi tecrübeler, “Evet”in ağır basması  gerektiğini  gösteriyor.</p>
<p><strong>Darbe öncesi yaşanan gerilimler, siyasilere  öfke henüz çok  tazeyken yapılan bir referandumda, kılpayı farkla da olsa  siyasi  yasakların kalkmasına “evet” demiş olan bir halk, daha fazla hak  ve  özgürlük içeren bu anayasa değişikliğine de evet diyecektir.</strong></p>
<h1><a title="Göbeğini kaşıyan adam Evet diyecektir için kalıcı  bağlantı" rel="bookmark" href="http://www.ergunbabahan.com/2010/07/gobegini-kasiyan-adam-evet-diyecektir/">Göbeğini kaşıyan adam Evet diyecektir</a></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gobeginikasiyanadam.com/gobegini-kasiyan-adam-evet-diyecektir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çölaşan&#8217;a haddini bildirecek savcı aranıyor!</title>
		<link>http://www.gobeginikasiyanadam.com/colasana-haddini-bildirecek-savci-araniyor/</link>
		<comments>http://www.gobeginikasiyanadam.com/colasana-haddini-bildirecek-savci-araniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 00:37:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>T. Polat Yildirim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gobeginikasiyanadam.com/?p=155</guid>
		<description><![CDATA[  Çölaşan&#8217;a haddini bildirecek savcı aranıyor! Çölaşan; Aydın Doğan tarafından siyasal iktidarlara karşı sürekli bir &#8220;sopa&#8221; olarak kullanıldıktan sonra çizmeyi o kadar aşmıştır ki,   ADNAN BERK OKAN Saygın yazarlar okurları tarafından durdukları yere göre değil, baktıkları yöne göre değerlendirilirler&#8230; Çünkü okur için önemli olan yazarın durduğu yer değil; düşünceleri, fikirleri tavrı, zarafeti, hoşgörüsü, sağduyusu, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table cellspacing="0" cellpadding="2">
<tbody>
<tr valign="top">
<td>
<div id="image"><img class="alignleft" src="http://www.gazeteciler.com//data/news/240x180/1259595898-00.jpg" alt="Çölaşan'a haddini bildirecek savcı aranıyor!" /></div>
</td>
<td>
<table style="height: 188px;" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td> </td>
</tr>
<tr valign="top">
<td>
<div id="title-title">Çölaşan&#8217;a haddini bildirecek savcı aranıyor!</div>
<div id="content">Çölaşan; Aydın Doğan tarafından siyasal iktidarlara karşı sürekli bir &#8220;sopa&#8221; olarak kullanıldıktan sonra çizmeyi o kadar aşmıştır ki,</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div id="news_content"><strong>ADNAN BERK OKAN</strong></p>
<p>Saygın yazarlar okurları tarafından durdukları yere göre değil, baktıkları yöne göre değerlendirilirler&#8230;<br />
Çünkü okur için önemli olan yazarın durduğu yer değil; <strong>düşünceleri, fikirleri tavrı, zarafeti, hoşgörüsü, sağduyusu, sükûneti</strong>dir&#8230;<br />
<strong>Emin Çölaşan</strong> ise baktığı değil, durduğu yere göre değerlendirilen; fikir üretemediği için sürekli küfreden, aşağılayan, hakaretler eden, çamur atan bir meslek ayıbıdır&#8230;<br />
Yazılarını okuyanlar, küfür işitmekten zevk alan, birilerine yapmak imkânından mahrum kaldıkları hakaretleri Onun köşesinde okuyacağından <strong>Emin </strong>olan zavallılardır&#8230;<br />
O, yüzünün çirkinliği kalbine vurmuş bir haysiyet terminatörüdür de aynı zamanda&#8230;<br />
<strong><br />
Çölaşan; Aydın Doğan </strong>tarafından siyasal iktidarlara karşı sürekli bir <strong>&#8220;sopa&#8221;</strong> olarak kullanıldıktan sonra çizmeyi o kadar aşmıştı ki, <strong>Aydın Bey</strong> bile ona dayanamamış her türlü hakareti yapacağını, iftirayı atacağını, çamurlaşacağını bildiği halde onu kovmak zorunda kalmıştı&#8230;<br />
Ve nitekim yazdığı bir kitapla <strong>Aydın Doğan</strong>&#8216;la birlikteyken yaşadığı her şeyi kamuoyuna duyurmuş, sır tutmayan, ekmek <strong>yediği çanağı pisleten</strong> bir adam olduğunu göstermişti&#8230;</p>
<p><strong>Değerli dostlar;</strong><br />
Bu ülkeyi yöneten devlet adamları oy vermediğimiz siyasi partilerin yöneticileri olabilir&#8230;<br />
Bu ülkeyi yöneten devlet adamlarını sevmeyebiliriz&#8230;<br />
Bu ülkeyi yöneten devlet adamları bize göre <strong>&#8220;yanlış&#8221;</strong> da yapabilirler&#8230;<br />
Onları <strong>eleştirmek</strong> hepimizin en tabii hakkıdır&#8230;<br />
Eleştirilmesine de saygı duymak yurttaşlık görevimizdir&#8230;<br />
Ama&#8230;</p>
<p>Bu ülkeyi yöneten devlet adamlarına <strong>&#8220;Hakaret&#8221;</strong> edilmesini, <strong>&#8220;aşağılanmasını&#8221; </strong>ve <strong>&#8220;alay edilmesini&#8221;</strong> asla hoşgöremeyiz&#8230;<br />
<strong>Recep Tayyyip Erdoğan</strong> benim de sık sık eleştirdiğim ama hakaret etmeyi aklımın ucundan bile geçirmediğim <strong>Başbakanımız</strong>dır&#8230;<br />
Onu başbakan yapan oyların içinde benim oyumun olması ya da olmaması değildir önemli olan&#8230;<br />
Önemli olan; <strong>kederde, tasada</strong> ve <strong>kıvançda </strong>aynı duyguları yaşadığım yurttaşlarımın oylarıyla o makama gelmiş olmasıdır&#8230;</p>
<p><strong>Emin Çölaşan,</strong> kişisel kin duyduğundan, nefret ettiğinden hiç birimizin şüphesi olmadığı vatandaş <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>&#8216;a değil; bu ülke insanının oylarıyla başbakan olmuş <strong>RecepTayyip Erdoğan</strong>&#8216;a hakaret ediyor bugün ve buradan haykırıyorum:<br />
Buna hakkın yok<strong> Emin Efendi!..</strong><br />
Olamaz da&#8230;</p>
<p>Emin kardeş!..<br />
<strong>R. Tayyip Erdoğan</strong>&#8216;la kişisel husumetin, sorunun varsa orası beni ilgilendirmez&#8230;<br />
Ama <strong>görevi başında bir Başbakan</strong>&#8216;ın oturuş şekliyle, edepsiz ve hatta arsız bir ifade kullanarak alay edemezsin&#8230;<br />
Edersen, o hakareti sadece <strong>Başbakan</strong>&#8216;a değil, ona oy veren vermeyen on milyonlarca yurttaşa ve haliyle bana da yapılmış hakaret olarak kabul ederim ve sana &#8220;haddini bil&#8221; derim&#8230;<br />
Millet de gerçekten demokratsa seni yuhalar&#8230;<br />
<strong>Basın Konseyi</strong>, mesleğimizin haysiyetini korumakta kararlıysa seni kınar&#8230;<br />
Çünkü bütün medya, <strong>Başbakan</strong>&#8216;ına sahip çıkmalıdır&#8230;</p>
<p>Ve sizler ey Cumhuriyet savcıları!..<br />
<strong>Çölaşan</strong>&#8216;ın bu gün terbiye sınırlarını aşan yazısı nedeniyle <strong>Başbakan&#8217;</strong>ın kişisel şikâyetini beklemeden soruşturma başlatmalısınız&#8230;<br />
Çünkü<strong> Çölaşan</strong>&#8216;ın yaptığı bir <strong>kamu suçu</strong>dur&#8230;<br />
Eğer yürekli ve görevinin sorumluluğunu bilen bir tek savcı bile çıkamazsa, bu durum Türk yargı sisteminin sadece siyasal iktidara yakın olan medyadan değil, iktidara muhalif medyadan da korktuğunun işaretidir&#8230;</p>
<p><strong>adnanberkokan@gmail.com</strong></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gobeginikasiyanadam.com/colasana-haddini-bildirecek-savci-araniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
