Başbakan Erdoğan’ın dünkü grup toplantısında ağlayarak okuduğu 12 Eylül’de idam edilenlerin mektupları bir kez daha o günlerdeki baskıcı rejimini tartışmaya açtı. Toplumsal Hafıza, 12 Eylül darbesi ve sonrasındaki işkenceler, idamlar ve baskıları, yeniden mercek altına alıyor. İşte o günler ve yansımaları…
12 Eylül 1980 darbesinden sonra Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca insan gözaltına alındı, haksız yere işkence gördü. Bunlardan onlarcası suçları net bir şekilde açığa çıkmadan, halkın gözünü korkutmak için apar topar idam edildi. Bu işkenceler, haksızlıklar ve insanlar asılırken o zamanın medyası da sınıfta kaldı. Tıpkı bir kısım medyanın bugün yaptığı gibi onların tamamı darbe şak şakçılığında bulundu, bir rütbe taktı!
Gencecik insanlar idam sehpalarına giderken, yalakalık uğruna ”darağacına titreyerek çıktılar” diyerek, idamlar meşrulaştırıldı. Benzer manşetler tüm medyayı süsledi.
Yaşasın darbe şakşakçılığı!
12 Eylül nasıl bir adi darbe ise sonrasında basında görülen darbe şak şakçılığı da bir o kadar iğrenç, karaktersiz bir durum olarak hafızalara kazınmıştı.
Gencecik, suçu ispatlanmamış 17 yaşındaki delikanlı dahi yaşı büyütülerek asılıyor, ben yaparım olur demeye getiriliyordu. Bu gençler kamuoyunu yola getirmek için birer birer asılıyordu. Bu idamlar o kadar iğrençti ki ilgililer ayıp olmasın, haksızlık olmasın diye bir sağdan bir soldan sehpaya götürüyorlardır.
İki farklı grup ilk defa idamlarla bir araya gelmiş, yakınlaşmıştı. Üzerlerine oynanan oyunları fark etmişlerdi. İşte bu durumda darbenin başından bu yana basın; ne özgürlük, ne de demokrasi adına bir şey yapamıyordu.
Kimliksizleşmiş, omurgasızlaşmış medya, darbe yalakalığıyla idamlara gidenlere insanlık dışı bir yaklaşımla ”darağacına titreyerek çıktılar” diye başlık atabiliyordu. Başbakan, hükümet üyeleri, muhalefetin mahkemeleri için nerdeyse bir zil takıp oynamadıkları kalıyordu.
Asılanlar kimlerdi?
Başbakan Erdoğan’ın dünkü grup toplantısında da ifade edip, gözyaşları ile okuduğu idam edilenlerin mektupları bir kez daha gerçeklerle, geçmişle yüzleşmemizi gerektirdi. Bu idamlar onlarca gencin yitirilmesine, bir ülkenin dinamiklerinin kırılmasına, fikir erozyonuna yol açmıştı.
Türkiye en büyük sıkıntıyı bir Çanakkale’de kaybettiği değerler, ikincisi ise siyasal, politik ve ekonomik anlamda 12 Eylül’de yaşamıştı. Çünkü yozlaşma süreci 12 Eylül’le başlamıştı. Problemlerin temel sebebi de işte bu rejim ve onun ürünü olanlar değil mi?
Bir başbakan’ın ağlamasına bile tahammül edemeyen zihniyet o zamanda bu kafadaydı. Sonuçta onca asılana, işkenceye ve ülkenin ilerlemesinin durdurulmasına rağmen bazıları için bu hiç önemli değildi ve bu önem derecesi yine onlarca yıl geçmesine rağmen hala değişmedi.
‘Evet’, Kurumahmutoğlu’nun öcünü alacak!
Başbakan Erdoğan’ın dün andığı Hüseyin Kurumahmutoğlu namazda katledildi. 12 Eylül’ün genç kayıplarından Hüseyin Kurumahmutoğlu koğuşunda namaz kılarken bir asker tarafından öldürüldü.
1962 Trabzon Of doğumlu olan Hüseyin Kurumahmutoğlu lise mezunuydu. 12 EYlül döneminde cuntacılar tarafından tutuklanan ve Ankara Mamak Cezaevin’de tutulan Mahmutoğlu, 14 Temmuz 1987 günü koğuşunda sabah namazını eda ederken bir askerin arkadan kafasına dipçik vurması suretiyle hayatını kaybetti.
Şimdi herkesin, geçmişte silindir gibi ezilen tüm partilerin, özellikle MHP’nin tabanı soruyor, ”Ben bunları katledenlere karşı nasıl ‘hayır’ derim…”
Cevap; diyemezsin…!
İşte 12 Eylül’de idam edilenler
Adı Soyadı Tarih Yer
Necdet Adalı (sol görüşlü) 07.Eki.80 Ankara
Mustafa Pehlivanoğlu (sağ görüşlü) 07.Eki.80 Ankara
Serdar Soyergin (sol görüşlü) 25.Eki.80 Adana
Erdal Eren (sol görüşlü) 13.Ara.80 Ankara
Cevdet Karakaş (sağ görüşlü) 04.Haz.81 Elazığ
Veysel Güney (sol görüşlü) 10.Haz.81 Gaziantep
Ahmet Saner (sol görüşlü) 25.Haz.81 İstanbul
Kadir Tandoğan (sol görüşlü) 25.Haz.81 İstanbul
Mustafa Özenç (sol görüşlü) 20.Ağu.81 Adana
İsmet Şahin (sağ görüşlü) 20.Ağu.81 İstanbul
Seyit Konuk (sol görüşlü) 13.Mar.82 İzmir
İbrahim Ethem Coşkun (sol görüşlü) 13.Mar.82 İzmir
Necati Vardar (sol görüşlü) 13.Mar.82 İzmir
Fikri Arıkan (sağ görüşlü) 27.Mar.82 Ankara
Sabri Altay (adli suçlu) 23.Nis.82 Adapazarı
Cengiz Baktemur (sağ görüşlü) 30.Nis.82 Elazığ
Şahabettin Ovalı (adli suçlu) 12.Haz.82 Sinop
Ednan Kavaklı (adli suçlu) 18.Haz.82 Ankara
Ali Bülent Orkan (sağ görüşlü) 13.Ağu.82 Ankara
Veli Acar (adli suçlu) 13.Ağu.82 Isparta
Eşref Özcan (adli suçlu) 19.Ağu.82 Kayseri
Halil Fevzi Uyguntürk (adli suçlu) 29.Ara.82 Afyon
Kazım Ergun (adli suçlu) 29.Ara.82 Akşehir
Muzaffer Öner (adli suçlu) 29.Ara.82 Amasya
Adem Özkan (adli suçlu) 13.Oca.83 Balıkesir
Hüseyin Çaylı (adli suçlu) 13.Oca.83 Afyon
Osman Demiroğlu (adli suçlu) 13.Oca.83 Isparta
Ahmet Mehmet Uluğbay (adli suçlu) 22.Oca.83 Akşehir
Ali Aktaş (siyasi) 23.Oca.83 Adana
Duran Bircan (adli suçlu) 23.Oca.83 Denizli
Levon Ekmekçiyan (Asala) 28.Oca.83 Ankara
Ramazan Yukarıgöz (sol görüşlü) 29.Oca.83 İzmit
Ömer Yazgan (sol görüşlü) 29.Oca.83 İzmit
Erdoğan Yazgan (sol görüşlü) 29.Oca.83 İzmit
Mehmet Kambur (sol görüşlü) 29.Oca.83 İzmit
Ahmet Kerse (adli suçlu) 30.Oca.83 Gaziantep
Rıdvan Karaköse (adli suçlu) 05.Şub.83 Akşehir
Cavit Karaköse (adli suçlu) 05.Şub.83 Akşehir
Süleyman Karaköse (adli suçlu) 05.Şub.83 Akşehir
Fatih Laçinligil (adli suçlu) 24.Şub.83 Keşan
Faik Görünmez (adli suçlu) 24.Şub.83 Kilis
Mustafa Başaran (adli suçlu) 30.Mar.83 Edirne
Hüseyin Üye (adli suçlu) 30.Mar.83 Nazilli
Şener Yiğit (adli suçlu) 20.Nis.83 Isparta
Cafer Aksu Altıntaş (adli suçlu) 20.Nis.83 Ordu
Abdülaziz Kılıç (adli suçlu) 26.May.83 Edirne
Halil Esendağ (sağ görüşlü) 05.Haz.83 İzmir
Selçuk Duracık (sağ görüşlü) 05.Haz.83 İzmir
İlyas Has (sol görüşlü) 06.Eki.84 İzmir
toplumsalhafiza.com